Kumtanesi

Kumtanelerinin üzerlerine basmışınızdır, koşmuşunuzdur, belki üzerlerine yatmışınızdır...
ama hiç seslerini dinlediniz mi ? Hiç onlarla konuştunuz mu ? Dalgaların kumtanelerine
değdiklerinde çıkan sesi duymuşunuzdur, ama onların sesleri bunun çok ötesindedir...
onların seslerini kulaklarınızla değil kalbinizle duyarsınız.

Kumtanelerine ellerinizle dokunduğunuzda, avucunuzun içine aldığınızda, onlar da size
dokunurlar, ama elinize değil, kalbinize sarılırlar... işte sevgi budur.

Peki insanlık buna karşılık ne yapıyor ? Kumtanelerini betona hapsedip onları binalar
için bir "malzeme" olarak kullanıyor. Duvarlardaki betona hapsolmuş kardeşlerinizin
seslerini duyuyormusunuz ?

Bir tarafta kumtanelerinin Gönül yolundaki rehber görevleri, diğer tarafta onların bir
yapı malzemesi olarak kullanılmaları. İkisinin birden olması mümkün değil. İnsanlık
kendisine adına "şehir" dedikleri beton ve asfalttan oluşan hapishaneler yarattı. İlkten
bunun iyi bir şey olduğunu zannetti. Şimdi yavaş yavaş anlıyor ki mutluluk, huzur ve sevgi
şehirlerde, binalarda, malda, mülkte, parada, pulda değil, doğada, kumtanelerinde...

Siz de gerçek sevgiyi, kalıcı huzur ve mutluluğu arıyorsanız, doğru yere geldiniz, hoş
geldiniz sefa geldiniz. Burası duvarları olmayan bir okuldur. Burası Gönül'ü arayanların
okuludur.

Gönül yolu olağan üstü bir yolculuktur. Güzel bir yolculuktur ama zor bir yolculuktur...
Yüzeyde değil, içeri doğru bir yolculuktur... içeride sizi nice dağlar tepeler, ovalar
denizler bekliyor... bu sonsuzlukta kaybolmamanız için kumtaneleri size rehberlik
edebilirler, eğer kabul ederseniz.